20 Şubat 2013 Çarşamba

Kızımın Doğum Hikayesi - Büyük Kavuşma



Merhabalar,

Büyük bekleyiş sona erdi. Güzel meleğimle kavuştuk. Nerden başlasam dedim ve en başa sarıyorum.Her detayı çok şey anlatıyor, uzun bir yazı olacak şimdiden uyarıyorum.Okuyan herkese teşekkürler.

Hamileliğimin son haftasında yaşanmaması gereken bir olay yaşadım.Her merakla beklenen sona yaklaşılan ,  kontrol günü gibi o gece de kızımı görme heyecanıyla uyumadım.Hamileliğimin 39.haftası boyunca gitmiş olduğum hastaneye meğer son gidişimmiş.   Medical Park Göztepe – Opr.Dr.Gökmen İyigün doktorumdu. Kendisi çok talep gören ve işinde gerçekten iyi bir doktor.Yaklaşık son 3 aydır yaşadığımız bekleme sıkıntıları son raddeye gelmişti.28 ocak 10.40 da(38+5) olan randevumuza saatler 11.10u göstermesine rağmen girememiştik ve asistandan da biz sormadığımız sürece yanıt alamıyorduk. Ne zaman alınacağımızı sordum ve içerideki hastadan sonra olduğunu öğrendim.Halkla ilşkiler bölümüne gidip durumu ve rahatsızlığımı aktardım. 11.20 itibari ile nihayet odaya girebilmiştik.Yalnız ortada büyük bir sıkıntı vardı  , Gökmen Bey emre ile ikimiz koltuğa oturur oturmaz,  derdimizin ne olduğunu sordu afallayıp kaldık.Durumu anlatmak istesekte muayene boyunca bu konu sonlanmadı, gene de buna rağmen özür dileyerek çıktık.Kendisiyle bir derdimiz olmadığını işleyişten kaynaklanan bir şey ise müdahale edilebilmesi için şikayetimizi bildirdiğimizi anlatmak istesekte anlamadı. Beklenen gün çöpe gitmişti.Yaptığı hiçbir ölçüm yeterli gelmedi.Çünkü 10 gün öncesine göre kızım kilo almamış görünüyordu, bu da sorun var demekti.Hele 39.haftasında olan ve bebeğine kavuşmayı bekleyen , ondan iyi bir haber almak isteyen bir anne adayı için bu görüşme bir faciaydı.Tüm gün işyerinde ağlamamak için sıktım kendimi ama evdeydim artık 
Ertesi gün doktor konusunda ne yapacağımı bilmesem de en azından muayene olmak maksadıyla renkli ultrasonu bulunan bir hastane arayışına girdim. Eve yakın olması açısından Ataşehir Memorial ve Ataşehir Şifa seçeneklerim arasındaydı. Memorial da yer bulamadım , Şifa uygundu hemen gidebileceğim doktorları sordum.Erkek doktor tercihimdi.Doğuma daha elverişli ve duygularına bağlı davranmadıklarını biliyordum ve seçtim doktorumu Opr.Dr.Emrah Kol.

 Emre duygularımı anlıyordu ama gene de doktor değişikliğini istemiyordu.Bende bundan emin değildim.(38+6)Tek derdim kızımın gelişimi hakkında doğru bilgi almaktı.Hastaneye gittiğimizde asistanlar direk hastası olduğunu ve birazdan çıkacağını söylediler.Ve doktorumu gördüm , adam bizi ilk kez görmesine rağmen koridordan karşıladı, elimizi sıktı ve öptü bizi.İkimizde de bir şaşkınlık oluştu.Neden buradasınız hayırdır, sona gelmişsiniz, ne oldu dedi.Durumu anlattım ve tam ilgiye ihtiyacın olduğu dönemde bu iyi olmamış dedi.Gözlerimdeki endişeyi gördüğü için hemen ultrasona alındık ve detaylıca tek tek her şeyi ölçüp bilgi verdi.Nihayet rahatlamıştım.Bebeğin kilosu yaklaşık 3600+-200 durumundaydı ve kafası mesanenin üstünde çatıya yerleşmişti.Normal doğum için çok elverişli olduğumu ve çok rahat başaracağımı söyledi.Herhangi bir hastalığım olup olmadığını sordu.Migren ve mide rahatsızlıklarımı söylediğim de ikinci bir şok yaşadım.Migren sebebiyle Epidural almamın mümkün olmadığı , almam durumunda 3 hafta başımı kaldıramayacağımı söyledi.Bu da bize herşey de bir hayır olduğunu gösteriyordu.Muayene sonunda eğer kendisinde karar kılarsak 3 gün sonra görüşmek istediğini iletti ve odasından birlikte çıktık , bizi uğurladı. Ve ben kararımı vermiştim 

Sonraki görüşmeler 39+2 / 39+5 ve 40. Hafta olarak devam etti.Hala kızımın gelesi yoktu 38+6 daki durumu koruyordu, suyu iyiydi.40.Hafta dolması sebebiyle artık kontroller günlüğe düşmüştü.Her görüşmemizde bu gece senden telefon bekliyorum , ne olursa olsun aramam gerekmez deme , bırak ben önemli olup olmadığını düşüneyim dedi.Araba felan olmazsa ara evden bile alırım dedi.
Artık bekleyişten inanılmaz sıkılmıştım.Afra ‘ya küsmüştüm bile.Sancılar en fazla 4 kere oluyordu ve devamı gelmiyordu.40+3 c.tesi 6 şubat kontrolüne tek başıma gittim.Çünkü ellerimin boş , nst’nin sancısız çıkacağını biliyordum. Nst’ye bağlandım ve bekleyiş başladı , gene 2-3 kasılma dışında hiçbirşey yoktu. Emrah Bey gelip nstyi kendi söktü ve beni kaldırdı.Tek mi geldin , ben şimdi onları korkutayım da görsünler dedi. Ultrasona bağlandım , biraz bekleyiş uzun sürdü.Tam o sırada emre sürpriz yapıp geldi, Emrah Bey alıyoruz hemen , suyu sıkıntılı kakasını yapmış olabilir dedi.Emre’ye sakin olması gerektiğini o gelmeden bir şey yapmayacağını ama 1 saatten fazla vakit olmadığını söyledi.

Yatışım yapıldı ve bekleme başladı. Bu sırada Doğum Koçum –Doula Esra’yı aradım. Esra gebeliğim boyunca her canım sıkıldığında , her tükendiğim noktada yanımdaydı.Bana inanılmaz desteği olmuştu.Haftasonları buluşup nefes egzersizleri , rahatlama masajları yapıyorduk.Emre de bazı bazı bize eşlik ediyordu.Çünkü hedeflenen normal doğumdu.Neyse konuya dönersek Emreden önce yanımdaydı.Doğum fotoğrafçısı ayarlamıştım fakat ulaşamadım.Bu noktada gene Esra’nın sayesinde en hızlısından bir fotoğrafçı bulunmuştu.

Artık her şey tamamdı, çok az kalmıştı kızımı görmeye.Emrah Bey geldi , başka yolumuz yok inan dedi.Zaten ona sonsuz güveniyordum. Migren sebebiyle genel anestezi ile sezeryan olacaktım, tek derdim kızımı  hemen göremeyecek olmamdı. Gene de güçlü ve iyiydim. Sadece hazırlıksız yakalanmıştım o kadar.
Bilmiyorum ne kadar sürdü.Emre’nin dediğine göre 5 dakika sonra Afra gelmiş , 10-15 dakika sonra da ben.İlk soru klasik kızım nasıl 

Odaya çıktığımda 2.bir şok , meğer Afra’nın kordonu kısaymış.Eğer normal denenseydi durumun iyi sonuçlanmayacağı ortaya çıkmıştı.Bunu düşünmek bile yeterince acı verici.
Odaya gittiğimde kızım henüz yoktu.Ama sesi ortalığı yıkıyordu.


Nihayet minik kelebeğim gelmişti. Çok güzeldi , her anne gibi benim için her şeyden güzeldi.Emre ile yaptığımız en büyük ,en güzel, en anlamlı şeydi bu.Şimdi daha da büyüdük işte.
2 gün hastane de kaldık.Bu sırada en canımı sıkanlar uzun ziyaretlerdi.Çünkü dinlenmeye ve birbirimize ihtiyacımız vardı.

Emzirme ile ilgili bir sıkıntımız vardı.Sadece sol göğüsten süt geliyordu. Bu konuyu çok kafaya takmadım çünkü Esra ile bunu çözeceğimizi biliyordum.Eve geçtiğimiz günün ertesi günü güzel kızı Derin ile geldi . Bir hamilenin , bir gebenin başına gelen en iyi şeylerden , en bulunmaz varlıklardan biri Esra.Saatlerce göğsüme masaj yaptı , eliyle sağdı, kendi göğüs ucu pompasını getirdi ve sıcak havlu ile bu işi başardı.Artık ne desem , nasıl teşekkür etsem yetmezdi.Tek bu konu da değil , her gelişim safhasında , her an yanı başımdaydı.

Bu Hikaye de 2 Kahraman Var.



Birincisi Esra ; Hikayenin gizli kahramanı.Hamileliğimin 30lu haftalarında tanıdım onu.Her daim çok sıcak ve sonsuz yardım ile doluydu. Bana verdiği bu desteğin hiçbir karşılığı yok, ödeme şekli yok. Sadece defalarca şunu diyebilirim ; Her hamilenin ve lohusanın ona ihtiyacı var . İyi ki  seni tanımışım, bu sayede koca yürekli bir dost sahibi oldum.

İkinci kahraman ise ; Hikayenin güzel sonlanmasını sağlayan süper doktor  Opr.Dr.Emrah Kol. Bu zamana kadar gittiğim doktorlar içinde böyle bir doktor görmedim. Onu tanımak çok geç oldu ama  daim oldu. Keşke daha önce tanısaymışım  dedim .Detaycılığı ve samimiyeti ile bizi derinden bağladı.Doğum sonrası kontrolde ise söylediği şuydu ‘ ne olursa olsun ; sen, afra ve ya annen herhangi biriniz birşey olursa her saat telefonum açık.Benim kolum uzundur haberim olsun.Bunu diyecek kaç doktor vardır acaba.Onun detaycılığı olmasaydı belki de bunları yazamıyor olurdum.

Eski doktorum Gökmen İyigün’e çok kızmıştım ama şimdi teşekkür edebilirim.Bir sürü belkiler yaşanabilirdi onunla. Epidural Normal doğumu destekliyordu.Migrenim olduğunu bilmesine rağmen meydana gelebileceklerden bahsetmemişti ve daha bir çok şey.Böyle sonlanmayabilirdi.
Sonuca bağlarsak Biz büyüdük koca bir aile olduk. Yapımda ve yayımda emeği geçen herkese teşekkürler  Şimdi fotoğraf geçidi. Zaman ayırıp okuyan herkese çok teşekkürler.

Sevgiler,

Çılgın Doktorum Emrah Kol.Bir tümör ameliyatına girerken.Sonuç elbette Emrah Kol kazandı.

Kızımla gittiğim son lansman.Bioderma Kahvaltısı :)


Hastane Kapımız 




Kızım ve ben 

Hastane çantamızda bioderma h2O da vardı.


0 yorum:

Yorum Gönder